Evrenin Büyük Sırrı
Evrenin Büyük Sırrı çok şaşırtıcı öyle değil mi? Birisi bize bu soruyu sorsa, ‘’Evrenin Büyük Sırrı’’ nedir? Acaba ne cevap verirdik? Atom Enerjisi mi? Atomaltı parçacıkların işleyiş şekli mi? Paralel evren teorisi mi? Hiçbiri değil! Çünkü Evrenin gerçek sırrı ‘’Bilinçaltı’nın Gücü’’dür. Bu gücü algılamak zor olduğu için insanların çoğu tarafından bilinmez. İçimizdeki güç Bilinçaltı’nın gücü bizim içimizde saklıdır. Gücü kullanabilmek için öncelikli olarak yapmamız gereken şey o gücün varlığına inanmak ve isteklerimiz doğrultusunda zamanla o gücü keşfederek öne çıkarmaktır.
Bilinçaltının Prensibi
Bilinçaltının işleyiş şekli yani prensibi hem basit hem zordur. Bilinçaltını anlamak ve kullanmak için bir şey isteyerek ona %100 inanmamız yeterlidir. Bu size kolay görünebilir, ancak bir şeyi isteyip ona içten %100 inanmak çok zordur. Eğer bunu yapmayı öğrenirsek ‘’Bilinçaltı’nın Prensibi’’ni de çözmüş oluruz.
İsteklerde Dikkatli Olmak
Ne istediğimize dikkat etmemiz çok önemlidir. Nitekim bilinçaltımız yargılama ve eleştirme yeteneğinden yoksundur. Biz ne istersek iyi veya kötü bilinçaltımız bunu bir emir olarak algılar ve yerine getirir. Hatta sonuç bizim aleyhimize olsa bile.
Zihin Nasıl Çalışır
Zihni Kontrol Etmek
Zihin tektir, ancak iki işlevden oluşur; , bilinç ve bilinçaltı. Bu kavramlar psikolojide ‘’öznel’’ ve ‘’nesnel’’ olmak üzere iki yere ayrılır. Nesnel zihin yani insan bilinci, etrafında olup bitenleri 5 fiziksel duyu organı aracılığıyla algılar ve işlevlerini ona göre belirler. Öznel zihnin ise kehanet gücü vardır. Etrafında olup biten her şeyin farkında olur ancak bu farkındalığı 5 fiziksel duyu aracılığıyla değil sezgisel yollarla yapar. Bilinçaltı tepkiseldir ve bir diğer önemli görevi de bizim bilinçli olarak istediklerimizi yerine yetirmesidir. Ahlaki anlamda bilinçaltımız tamamen tarafsızdır. Bunun nedeni bizim ona bilinçli olarak verdiğimiz komutları hiç bir şekilde sorgulama yapmadan uygulamasıdır. Yani bilinçaltımız bizim sadık hizmetkarımızdır. Biz herhangi bir şeyi bilinçli olarak istediğimizde o şeyin doğru yada yanlış olması, iyi yada kötü olması, sonucunun bizim yararımıza ya da zararımıza olması bilinçaltını ilgilendirmez, o sadece emirleri uygular. Bu açıdan baktığımızda iyi şeyler düşünmemiz gerekir ki, hayatımızda iyi şeyler olsun. Zihnimizin çalışma prensibi bu kadar basit ve aynı zamanda bu kadar zordur.
Oto-telkin ve Hetorotelkin
Zihnimiz telkine çoğu zaman açık ve telkin konusunda her zaman hassastır. Telkin’in iki türü vardır ‘’Oto-telkin’’ ve ‘’Hetorotelkin’’. Oto-telkin, bireyin bir şeyleri kendine telkin etmesidir. Hetorotelkin başkaları tarafından bireye yapılan telkindir. Birey ‘’Oto-telkin’’ kullanarak kendisine kötü bir şeyi telkin edebileceği gibi, iyi bir şeyi de telkin edebilir. ‘’Hetorotelkin’’de de aynı kural geçerlidir. Biz birine iyi yada kötü bir şeyi bu yolla empoze edebiliriz.
Mucizeler Yaratan Bilinçaltı’nın Gücü
Bilinçaltı’nın İnsan Fizyolojisi’ne Etkisi
Hayal gücü basit ve fantastik bir şey gibi görünsede, aslında bizim insan olarak en büyük yeteneğimizdir. Hayal ettiğimiz şeyler yalnız isteme eylemini doğru bir şekilde yaptığımız zaman gerçekleşir.
Nasıl mı?
Örnek olarak: Çok hasta bir insan, iyileşmesi için hiçbir umut yok. Eğer o insan, ‘’Bilinçaltı’nın Gücü’’nü kullanabiliyorsa, ‘’Oto-telkin’’ yaparak iyileşeceğini kendisine telkin eder, sağlıklı bir şekilde ayakta olduğunu hayal eder ve buna %100 inanarak fizyolojik sorunlarını ortadan kaldırır.
Bilinçaltının Uykuda Rolü
Bilincimizin dinlenmeye ihtiyacı vardır. Fakat bilinçaltı dinlenmediği gibi, yorulmazda. Biz uyurken bilincimiz kapalı ( yani dinlenmede ), bilinçaltımız ise uyanık ve çalışmaktadır. Bilinçaltı biz uykudayken bile her şeyi duyar ve kaydeder. Örnek olarak; yarın bir buluşmamız var ve saat 7:30’ da kalkmamız gerek. Gece geç uyuduğumuz için vücudumuz ve bilincimiz yorgundur. Ancak bilinçaltımıza önceden gönderdiğimiz komut sayesinde bizi uyandırır. Bu her insanda farklıdır. Çünkü, her insan ‘’Bilinçaltı’nın gücü’’nü aynı şekilde kullanamaz. ‘’Bilinçaltı’’ aynı zamanda hem kendi yapması gereken işleri hem de bilicimizden aldığı komutları en iyi biz uyurken uygular. Bunun nedeni, insan bilinci açık olduğu zaman olumsuz düşüncelerle bilinçaltının işleyiş şeklini etkileyebilmesidir.
Düşüncelerimizi Değiştirirsek Kaderimizi de Değiştiririz
Düşüncelerimizi değiştirirsek belirli bir anlamda kaderimizi de değiştiririz. Biz bir şeyi yapacağımıza inanırsak, bunu yapabilme gücünü kendimizde buluruz. Hayatta iki türlü insan vardır: Birincisi güven ve inançla dolu, ikincisi korku ve endişeyle dolu. Birinci türden oluşan kişiler hayatları boyunca hep başarılı olurlar, karşılarına bir fırsat çıktığında onu iyi değerlendirirler ve istediklerine er yada geç muhakkak ulaşırlar. İkinci türden oluşan kişiler ise hissettikleri korkudan ve endişeden dolayı hep oldukları yerde sayarlar ve hayata yönelik ileri bir adım atamazlar.
ThetaHealing® bilinçaltınızda bulunan fakat bilinç yüzeyine çıkaramadığınız ya da çıkarsanız bile düzeltemediğiniz için yaşamınızı olumsuz etkileyen inançların, yanlış kodlamaların, düşünce veya hissetme alışkanlıklarının değiştirilmesine ya da düzeltilmesine yarayan, ruhsal, fiziksel, zihinsel ve duygusal iyileşmeyi sağlayan, kas testi ile inancın değişip değişmediği kontrol edilebilen ve somut sonuçlar sağlayan oldukça keyifli bir yöntemdir. donusummucize@gmail.com

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder